Anasayfa | Üyelerimiz | Ziyaretci Defteri | Haber Arşiv | Site Haritası

ESDER.BIZ
ESDER Federasyonu
Yurtdışı ESDER
Marmara ESDER
İç Anadolu ESDER
Ege ESDER
Akdeniz ESDER
Karadeniz ESDER
Güneydoğu An. ESDER
Emine YONTUNÇ
 
Son Yazı : Sevgi Vefa
02.05.2018 16.08 PM
 

Sevgi Vefa


SEVGİ & VEFA 

Gerçek anlamda sevgi, diğer insanları da kendimiz kadar sevebilmeyi içerir. Karşımızdaki insanı ne kendimizden çok; ne de kendi yerimize sevmeli; bu ayırımın farkında olmalıyız. Sevgi, diğer insanların seçimlerini kendi seçimlerimiz gibi sevebildiğimizde gerçekleşir. Sevgi tek bir yaşantı değildir, hayatta bir süreçtir. İnsanın kendisini savunmasızca ortaya koyabilmiş olmasının, acılarını ve zaferini içeren bir süreçtir. Birey olabilmek, farklı birey olmaya saygı duyabilmektir.  

Mutluluk o anda yaşanılanı hissedebilmektir; yaşadığının farkına varabilmektir.

Mutlu insan sevincine neşe, hayatına iyimserlik katar.  

Mutsuzluk insanın kendi içinde ürettiği duygularla yoğrularak; kendini yaşamaktan kaçınma sonucu yaşanan bir olgudur.

Mutsuz insan kederine karamsarlık, sevincine ise endişe katar. Çünkü kendisine karşıdır; kendisi ile barışık değildir.

Oysa yaşamak ve sevmek birbirinden ayrı olgular değil, bir bütündür. Sevgi içerisinde vefa barındırmıyorsa yavandır, ruhsuzdur; gerçek değildir. 

Vefanın eşdeğer anlamları duygularda sadakat, hakikatli olma,  bağlılık,  içten bağlılık, içtenlik, sebattır.

Peki, biz gerçekten vefalı mıyız? Dostlarımıza, arkadaşlarımıza, aşkımıza vefalı davranış içerisinde miyiz? Yoksa hayatı ve arkadaşlıkları hızla tüketen, sadece kendini beğenen, her şeyi tüketen bir hale mi dönüşüyoruz? Teknolojinin kolaylığı yanında duygularımızda da, bir metal yığını mı oluştu? Gülmeyi ve ağlamayı unuttuk mu? Hedefler uğruna arkadaşlıklarımızı da hiçe mi sayıyoruz?

Hayatı sıcak dostluklarla paylaşmayı unuttuk. Galiba sevgi ile yaşamayı unuttuk. O kadar küçük hatalarla bitirdik ki bağlarımızı. Hayatı menfaat üzerine kurduk. Kimin hayatı iyi gidiyor ise, orada olmayı seçer olduk. Hal böyle olunca da paranın esiri olduk. Paranın bizi kukla gibi oynatmasına izin verdik. Hayatta her şeyi para üzerine kurduk. Hatta arkadaş seçeceğimiz insanların, etiketine, çevresine baktık. Asilliği, zenginlikle karıştırdık. Mütevazı olmayı seçmek zor geldi; üstün olma yarışına girdik. Hayatta her yönden yarış haline girdik. Her şey ben ve ego üzerine öyle tasarlandı ki. Sanki bizim dışımızda bir başka dünya yok gibi hareket ettik.

Özgür yaşamayı, yalnızlığı; paylaşmaya tercih ettik. Sevgi köprülerini yıktık, yalnızlık duvarları ördük çevremize. Gerçek dostlarımıza zaman ayıramaz olduk. Çalışma ve ev girdabına yakalandık. Kendimizi sevmeyi unuttuk. Sevgiyi yumak haline getiremedik. Başkalarının başarılarını, sevgilerini, aşklarını kıskanan toplum haline geldik. “Oysa etrafındaki insanların yolunu açan insanların, yolunun açıldığını unuttuk.”

Hayatı ya masallardaki kahramanlar; ya da filmlerdeki oyuncular gibi yaşamayı tasarladık. Sevgi umutla başlar; emekle büyür. Ancak kısa sürede kişiler birbirine ya aşırı bağımlı olurlar. Açık ya da  maskelenmiş kızgınlık duyguları ile yaşarlar. Her biri diğerini özerkliğini engelleyen bir etken olarak algılamaya başlar. Böylece sevgiye olumsuz duygular, egemen olmaya başlar. Dolayısı ile huzura ulaşılmaz, çoğu kez taraflardan biri sevgiyi bitirir. Sevginin sona ermesi ise; özgürlük yerine yetersiz bir benlikten kaynaklanan bunalımı getirir. Sevgi yaşama konusunda korku geliştirilir ve duygusal dünya üzerine bir kabuk örülür.

Oysa gerçek sevgide aşırı bağımlılık yoktur, bireyin özerkliği yok olmaz.  Gerçek bir sevgi bağı vardır. Sevginin olduğu yerde de vefa vardır. Bireyler kendi kimliklerini oluşturmuşlardır. Birbirlerine ve birbirlerinin sevdiklerine saygı duyarlar. Tek başına yaşam dilimi geçirmesine, kendine özel zamanı olmasına fırsat tanırlar. Kişilik olarak gelişmeye destek olurlar. Böylece sevgi bağı ve vefa oluşur. Gerçek sevgi iyi ve kötü günde paylaşmayı bilmektir. Fedakârlık beklemek, yıpratmak zorlayıcı olursa yaralar. Oysa kişi kendisini zorunlu hissettiği için değil; hissettiği şekilde fedakarlık yapmalı ve yaşamalıdır.  

“Gerçek sevgi iyilik gördüğünde artmayan, kötülük gördüğünde azalmayandır.” 


Emine YONTUNÇ
Bu Yazı 02.05.2018 16.08 Tarihinde Emine YONTUNÇ Tarafından Yazılmıştır...
Bu Yazı 54 Kez Okunmuştur !
Diğer Emine YONTUNÇ Yazıları
Sevgi Vefa 02.05.2018 16.08
HAYATIN NERESİNDEYİZ VE NASIL BAKIYORU 02.05.2018 16.03
HAYATI KAZANMAK UĞRUNA KAYBETMEYİN! 30.04.2017 16.11
ACININ RENGİ SİYAH! 20.02.2015 16.11
HAYATIN NERESİNDEYİZ VE NASIL BAKIYORU 30.09.2014 09.42
ÇÖZELİM ARTIK SORUNLAR YUMAĞINI 12.08.2014 08.50


Bu Yazıya Henuz Yorum Yapılmadı !
Bu Habere Yorum Yapmak İçin Üye Girişi Yapın !
Üye Değilseniz Üye Olmak İçin Tıklayın !
 
Mehmet Çetinkaya (Genel Başkan)
FEDERASYONUN KURULUŞU
ESKİŞEHİR DERNEKLERİ FEDERASYONU 15.12.2009 21.32
ESDER Federasyonu
Federasyon Kuruluşu
Onursal Başkanımız
Eskişehir Mahallesi
ESDER` in Kuruluşu
Tüzük
Site Haritası
ESKİŞEHİR
Genel Bilgiler
Tarihi Bilgi ve Belgeler
Eskişehir Tren Seferleri
Eskişehirden Yetişenler
KÜLTÜRÜMÜZ
Yemeklerimiz
Geleneklerimiz
GAZETELER
SAKARYA GAZETESİ
Duyuru
İKİ EYLÜL GAZETESİ
İSTİKBAL GAZETESİ
ANADOLU GAZETESİ
SONHABER GAZETESİ
MİLLİ İRADE GAZETESİ
ŞEHİR GAZETESİ
BURÇ GAZETESİ
 
Dilek HAVAN (Profesyonel Dernek Danışmanı)
YÖNETMELİK DEĞİŞİKLİĞİ
31.01.2013 tarihinden itibaren yönetmelik değişikliği dikkate alınır. 27.01.2013 13.54
ESDER Genel Merkez
Kullanıcı
Adi :

Şifre :
  Üye Ol!
Eskişehir Hava Durumu
ESDER RSS Servisi